Tanım
Doğa Tarih Yazıyor: Gelibolu Milli Parkı

Bu projede temel amaç şehitlerin anısını yaşatmak adına yapılacakların, o tarihte yaşananların hayatta kalan tek şahidi olan yarımadayı örselememesi ve onun önüne geçmemesidir. Gelibolu, yalnız Türkiye değil, Çanakkale Savaşı’nın tarafı olmuş tüm toplumların ortak belleğinde önemli bir yere sahiptir. Tarihi öneminin yanı sıra, doğal güzelliği, bitki örtüsü ve karakteristik topografyası Gelibolu’yu özel kılmaktadır. Alanın mekânsal ve görsel dili ziyaretçilerin deneyimini derinleştirmek, doğayı yaşatmak, duygusal ve düşünsel yoğunlaşmayı mümkün kılmak amacıyla yalın, dingin ve huzur verici olmalıdır.
 
Gelibolu Tarihi Milli Parkı’nın savaş sonrasında ağaçlandırma çalışmalarının tamamlanmasıyla yarımadanın kendine özgü yeni peyzaj karakteri, baskın olarak çam ağaçlarından oluşan ormanlar ve aralarında faaliyeti devam eden tarımsal alanlar, oluşmuştur. Derin vadiler ve tarımsal faaliyetlerin olmadığı boşluklarda ise kırsal peyzaj karakteri göstermektedir. Projede zaman içerisinde kendi kendine oluşan bu dengenin korunması, doğaya müdahale edilmemesi esas alınmıştır. Bununla birlikte tarihi yarımadanın kendine özgü hareketli arazi formu bölgenin en önemli peyzaj değeri olarak öne çıkmaktadır.

Proje altı ana odak bölgesinden oluşmaktadır: Ertuğrul Tabyası; Abide, Morto Koyu; Conk Bayırı; 57. Alay; Şahindere Şehitliği; ve Mecidiye Tabyası.

Ertuğrul Tabyası, tabyalar dışında birçok önemli alt odak noktasını da barındırmaktadır. Alt odakların arasına giren yol, otopark, tanımsız geniş sert zemin ve satış birimleri dolaşımı zorlaştırmakta ve görsel ilişkileri zayıflatmaktadır. Bu nedenle en önemli müdahale önerisi zaten tarım bölgesi içinde olan alanda sert zemini neredeyse tümüyle kaldırmak ve mevcut tarla dokusunu devam ettirmektir. Alanın ana yaklaşım aksı tabyalara doğru yönlendirilmiştir. Mevcut dolguda açılan dar bir yarıktan alana girişte oluşan dramatik perspektif hem alandaki tabya, şehitlik, ve anıtların hem de yarımadanın bu en güney ucunun vistasının ilk etkisini güçlendirmiştir. Alanın Ertuğrul Koyu, buradaki şehitlik ve Seddül-bahir Köyü ile güçlü olan görsel ilişkisi fiziksel bağlantının da geliştirilmesiyle desteklenmiştir.
 
Abide yapısı, Çanakkale ve Gelibolu Milli Parkı ile özdeşleşmiş, toplumun ortak belleğinde yer etmiştir. Parkı ziyaret eden herkesin kesinlikle geldiği en önemli odak ve resmi tören mekanı olarak ciddi bir araç ve yaya yoğunluğuna sahiptir. Alanın girişindeki düzensiz otopark kaldırılmış, burada servis (shuttle) durağını içeren, Atatürk heykeli ile vurgulanmış küçük bir karşılama meydanı oluşturulmuştur. Ziyaretçiler, Abide’nin merkez aksına paralel bir izden, sembolik şehitliğin içinden ve ağaçlar altından odak alanına yaklaşır.
 
Conk Bayırı Kitabeleri, güçlü ifadelerine karşın boyutları ve pozisyonları nedeniyle zirveden birçok noktanın görünmesini engellemiştir. Ayrıca alt odak noktaları arasındaki ilişkisizlik ziyaretçiler için bir yönlenme problemi doğurmuştur. Bu nedenlerle temel müdahale önerilerinden bir diğeri kitabelerin bulunduğu ilk zirveyle Atatürk heykelinin ve Yeni Zelenda Anıtı’nın bulunduğu ikinci zirvenin oluşturduğu topografyaya ve siper izlerine uyumlu, kavisli bir dolaşım rotası ile alanın merkezini çerçevelemek ve netleştirmektir.
 
57.Alay Şehitliği’nin yer aldığı, yarımadanın kuzeyindeki doruk çizgisi (sırt, hatt-ı bala) coğrafyaya hakimiyeti nedeni ile savaşta önemli bir rol oynamış ve dolayısıyla büyük kayıplar verilmiş bir bölgedir. Ancak doruk çizgisi yol tarafından işgal edilmiş, iki tarafı ise geniş otopark alanları ve sık ağaç dokusu ile adeta kapatılmıştır. Bu nedenlerle temel müdahale önerisi yol hattını yeni sert zemin eklemeden eski otopark alanından geçecek şekilde değiştirmek, doruk çizgisini sert zeminden olabildiğince arındırmak ve ziyaretçi dolaşımına açmaktır. Bir uçta hem Queen Post mezarlığını hem Türk tarafını ve asıl 57. Alay Şehitliği’ni görmek, ikincisinde ise bir yanda şehitlikleri görürken diğer tarafta işgal kuvvetlerinin yayıldığı coğrafyaya hakim olmak mümkündür.
 
Şahindere Şehitliği, diğer odak alanlarına oranla daha küçüktür ve farklı alt odaklar barındırmamaktadır. Alanın yoldan fark edilmesi neredeyse imkansızdır. Ayrıca fiziksel bağlantı kalabalık günler için yetersiz, yaşlı ve engelliler için ise uygunsuzdur. Temel müdahale önerisi şehitliğin geometrisini bir ayçiçeği tarlası ile anayolun diğer tarafına kadar uzatmaktır. Bu bağdaşık peyzajın üzerinden alana ulaşmak için düzayak bir köprü tasarlanmıştır. Ulaşım, hizmet ve servis alanları ise genel mekânsal strateji gereğince şehitlikten koparılmış ve net, tek bir hatta çözülmüştür.
 
Mecidiye Tabyası, yola yakın olmasına rağmen hem kot farkı hem de tabyaların deniz, ve dolayısıyla yol, tarafından görülmemek amacıyla tasarlanmış olmasından ötürü fark edilmemektedir. Adeta alana girişi vurgulamak üzere konumlandırılmış olan Seyit Onbaşı Anıtı bu işlev için yetersiz kalmaktadır. Alanın hemen yanındaki yazlık konutlar alanın manevi ve anıtsal karakterini zedelemektedir. Bu nedenlerle bu odaktaki temel müdahale önerisi tabyaların hizasını yola kadar daha düşük bir eğim oluşturacak şekilde uzatmak, alanın yolla güçlü bir görsel ilişki kurmasını sağlamaktır. Ayrıca alanın Namazgah Tabyası ile ilişkisi yeni bir yaya yolu ile güçlendirilmiş, otopark ve durak yürüme mesafesinde çözülmüştür.
Projeler
Detaylar
  • KurumÇanakkale Governorate, Special Provincial Administration
  • KonumÇanakkale, Türkiye
  • Yıl2014
  • Alan3.350.000 m²
  • Ödül3. Ödül
  • Haritada göster
Sosyal medya