Tanım
Gelibolu’nun Tanıkları – Saygının Peyzajı

Gelibolu Tarihi Alanı – Yeni Şehitlik Tasarımları Fikir Projesi Yarışması genel olarak, Çanakkale ve Gelibolu yarımadası kapsamında açılan yarışmaların bir yenisi olarak görülebilir. Ancak, Çanakkale boğazının, binlerce yıldır yarımadada hüküm sürmüş medeniyetlerin, Truva’dan İskender’e, Venedikliler’den İngilizler’e verilen mücadelelerin, efsanelerin önemi ve değeri hiç kaybolmuyor. Elbette ortak bellekte en canlı olan, dünyanın eşsiz doğa parçalarından birinde, yaklaşık 3000 yıldır değişmeyen Çanakkale Boğazı coğrafyasını değiştiren ve on dört ay süren onurlu bir istiklal mücadelesinin, bütünüyle doğal ve tarihi bir sit alanının, yeniden okunması, tekrar tekrar düşünülmesi gerekiyor. Çanakkale Boğazı coğrafyası, son yüzyılda tarihsel bir savaşla biçim değiştiriyor.
 
Projenin ilk çözümleme adımından, tasarım sürecinin sonuna kadar, SAYGININ PEYZAJIyla anlatmak istediğimiz, yeni, dingin ve her anlamda barış ortamının oluşturulması ve sürdürülmesi için, doğayı, yarımadada yaşananları, yaşayanları, tarihi ve coğrafyayı rehber edinen, zamana meydan okuyan, gerçekten yaşayan bir peyzajdır. ‘Tanık’ kavramını ve yarımadanın eski ve yeni tanıklarını daha sonra anlatacağız.

‘Yer’in önemini ve gücünü anlayarak önerilerde bulunmak ancak böyle bir kapsamda, doğal ve tarihi bir sit alanında, bir ulusun yazgısının belirlendiği savaş coğrafyasında, sadece mezar yerleri olmayıp geçmişle gelecek arasında zihinsel bir köprü kuran şehitliklerin tasarımında mümkündür. Gelibolu yarımadası coğrafyası, gerçekten de yerin yükseltileri, vadisi, tepesi, girintileri, ışığı, rüzgarı, bitkileri, ormanı, tarlası, havası ve deniziyle çok sesli ve farklı bir arazi / araziler sunmaktadır. Yarımada, hafızası ve yarını, temsil ve terk ettikleri, kaybettikleri ve buldukları, hatırlananlar ve unutulanlarıyla olağanüstü bir proje rehberi, doğal ve tarihi bir bağlamdır.

Birçok sembolik, anlamsal ve fiziksel varoluşu içinde barındıran Gelibolu Yarımada'sının bir bütün olarak kavranması gereğini anlayarak, büyük resmi görmeye çalışarak tasarıma başladık. Yarışma konusu olan yeni şehitlikler, anıtlar, anı yerleri, odaklar ve öneri tören alanlarının eski şehitlikler, yabancı mezarlıklar, anı yerleri, anıtlar, aktivite odakları, merkez ve duraklarla kuracakları yeni ilişki biçimleri ve hep birlikte oluşturacakları bütünleşik bakış, Gelibolu Tarihi Alanı için yeni bir gelecek anlamı taşıyacaktır.
 
Gelibolu Yarımadası’nın bütün iklim özellikleri, yani mevsimlerin, gün ve ayların yarattığı ışık-gölge ilişkileri, rüzgarı, topografyası, savaş coğrafyası, mevcut ziyaret ve törenler bize yeni rotalar ve turlar, ulaşım ve genel olarak hareket biçimleri ve servis olanakları için rehber oldu. Mevcut tüm Şehitlik ve Mezarlıkların, Anı Yerleri ve Anıtların kodlamasını, “Savaş Kimliği”nin coğrafyasıyla ilerleyen biçimde, Gelibolu Yarımadası’nı GÜNEY (G), KUZEY (K) ve EN KUZEY (EK) olarak yorumladık. Tarihi Alan Başkanlığı’nın sunduğu kodlamayı onaylamadığımız için değil, savaşın coğrafyasına uygun bir yeniden numaralandırma ihtiyacından doğdu. Aslında bütün yarımadayı bu üç bölümde okumaya başladık ve bölgeledik:
Güney Cephesi – Savaşa Giriş, yani savaşın başladığı deniz muharebeleri; Kuzey Cephesi – Muharebe, çıkartmalar bölgesi; ve En Kuzey Cephesi – Son Taarruz / Tahliye, savaşın sonu.
Projede yarımadanın bütün nitelik, kullanım, erişilebilirlik, yönlendirme ve okunaklılığını YARIMADA PUSULASI genel başlığıyla:
  • HAREKET BİÇİMLERİ: Gelibolu genelinde hali hazırda kullanılan, anı yerleri ve şehitliklere servis veren araç yolları, deniz kapısı olarak kullanılan feribot iskelelerini, yürüyüş iz ve parkurlarını, yerleşim yerleri ve odakları da dahil ettiğimiz ama bunların ötesinde, Güney, Kuzey ve En Kuzey Güzergahları olarak üç farklı shuttle hattı, bisiklet rotaları, yürüyüş güzergahları, shuttle durakları, toplu otopark noktaları ve aktarma istasyonları önerdik. Öneri tur otobüsleri, maksimum 30 kişilik olup, belirlenmiş saat aralıklarında (örneğin 10 dakikada bir), ilişkili shuttle hattı üzerindeki durakta duracaktır. Tur otobüslerinden inen 50 kişilik grupların ziyaret biçiminin ruhuna aykırı olduğunu düşünüyoruz. Ziyaretçileri özel araçlarıyla gezmektense, shuttle’a yönlendirmenin araç baskısını azaltacağını ve ziyaretin kalitesini artıracağına inanıyoruz.
  • SERVİS ODAKLARI: Halihazır gezi biçiminde yarımadanın ilçelerini ve köylerini ziyaret kurgusunun dışında bırakan ve hatta başlangıç noktasını Çanakkale merkezi olarak gören yaklaşım yarımada için bir olumsuzluk. Her üç bölge (Güney, Kuzey, En Kuzey) farklı kapsamlarda kendi odaklarını oluşturacak, böylece yarımadada yaşamın sürdüğü mekanlar geçmiş-bugün kurgusuna dahil edilmiş olacaklardır. Önerimizde, yarımadanın ilçeleri, köyleri ve önemli noktaları, hem coğrafi, yere bağlı olarak değişen, hem de kronolojik savaşın seyrini temsil eden Savaş Güzergahları üzerinde ziyaretin önemli durak noktaları, servis odaklarına dönüşüyorlar.
Turizm sezonunda günde yaklaşık 1400 otobüsün geldiği düşünüldüğünde, özellikle servis odaklarını, en kapsamlı – kapsamlı – hızlı olarak, işlevlerini farklı ölçeklerde kurgulayarak tasarladık. Servisler otoparklar (yol kenarı araç parkı – küçük otopark – araç depolama), shuttle durakları ve aktarma noktaları, turist danışma noktaları, yöresel pazar yeri, konaklama, yeme-içme yerleri ve büfeler, küçük satış birimleri, ve tuvaletleri kapsamaktadır. Bu öneriler mevcut şehitlik, mezarlık ve anı yerleri içinde geçerlidir. Bütün Şehitlik ve Mezarlıklar, Anı Yerleri ve Anıtlarda sakin ve nitelikli bir ziyaretin sağlanabilmesi için, ihtiyaçların en yakın servis odağında giderilmesi, yarımada ölçeğinde projenin temel kararlarından biri olmuştur.
 
Yarımada ölçeğinde önerdiğimiz bir başka genel başlık ise TURLAR / YÖNLENDİRİLMİŞ GEZİLER. Özellikle katılımcı sayılarının belirlendiği turlar yapmak, şehitlikler ve anı yerlerindeki araç baskısını azaltmak, ziyaretçilerin bu kültürel mirası dingin ve “gerektiği kadar turistik” bir şekilde algılamalarına izin vermek için tur belirlemelerini detaylı bir program olarak önerdik.

Savaş coğrafyası olan Gelibolu Yarımadası’nı tam olarak anlayabilmek kapsamlı bir ziyareti gerektiriyor. Bu bakış açısıyla ziyaretçilerin üç gün ayıracakları ve her bölge için (Güney, Kuzey, En Kuzey) bir tam gün ayıracakları ana tur güzergahları öneriyoruz. Zaman kısıtlaması olan ziyaretçiler ise bu üç güzergâh üzerinden bir seçki yaparak alanı gezebilirler. Savaş kronolojisi de düşünülerek önerilen turların ilk günü GÜNEY CEPHESİ – Savaşa Giriş Turu, ikinci günü KUZEY CEPHESİ – Muharebe Turu ve son gün ise EN KUZEY CEPHESİ – Tahliye ve Son Taarruz Turu.

Araç ve shuttle ile gezilen bu ana üç turun yanı sıra rehberler eşliğinde gerçekleşebilecek, farklı hareket biçimlerinin (deniz, bisiklet, yaya) kullanıldığı, alternatif turlar da bulunuyor: Deniz Turu, Nokta Muharebe Turları, Gün Turu ve Gece Turu.
 
Saygının Peyzajı projemizde en önemli tasarım verisi zaman’dır, zamansızlığın temsilcisi olarak. Tıpkı savaş ve barış; gün ve gece; yaşam ve ölüm; şehit ve şahit gibi. Evet, projede Gelibolu Yarımadası’na yeni tanıklar önerilmektedir, yeni şehitlikler, referansını Gelibolu’dan, doğadan ve tarihten alan. Biz burada, peyzaj elemanı olarak da, metafor olarak da ‘TANIK’ kavramını tasarıma yansıtmakta ve Gelibolu’da var olan ve yapılacak her bir anma mekanı için bir tanık önermekteyiz. Malzemeleri Çanakkale ve özellikle Gelibolu’ya ait olan bazalt taşından, görece anıtsal bir ölçeğe sahip ‘Sessiz ama Sonsuz Tanıklar’! Şehitliklerin gizli bekçisi, adeta tüm zamanlara hakim ve zarar görmeden durabilmiş tanıklar. Durdukları yerin en kalıcı, dayanıklı ya da eski noktasını bekleyen, kendilerini fark edenlere diğer tanıkları merak ettiren soyut anıt-insanlar.
 
Yarımada genelinde hareket biçimi için önerdiğimiz yaya bağlantılarında olduğu gibi yeni şehitlikler için de yürüyüş yolları tasarladık. Tıpkı şehitlik sınırları ve donatılarda olduğu gibi bu yollarda ortak bir dil geliştirdik. Bazen siper hatları boyunca ilerleyen, bazen doğanın oluşturduğu bir patikaya dönüşen, bazen de yörenin doğal taşı olan kireç taşıyla oluşturduğumuz izler kimi zaman net başlayıp tekinsiz bir şekilde doğada sonlanıyor.

Yeni Şehitliklerde mevcut bitki dokusunu araştırdık, savaş zamanı dikenli tellerini andıran, Gelibolu’nun doğal pırnalını, koca yemişini, dağ kekiğini, gelinciğini, hardal otunu, makilerini hiç unutmadık. Her bir Şehitlik önerisinde ve genel Yarımada projemizde yeryüzünün şekillerini, vadi ve tepeleri, kıyı ve ormanları, tarla ve kayalıkları, dere yatakları ve yamaçları projemize dahil ettik. Hala bütün izleriyle, rotalarıyla duran avcı, hendek, yüzey, irtibat hendekleri, Şehitlik alanlarını tasarlarken, bağlantı yolları ve erişim şemamız için rehber oldu. TANIKLAR, bütün Şehitlikler için önerdiğimiz, Barışın Bekçileri, Gizli Şahitler, bazalttan yapılma soyut Anıt-İnsanlar.
Projeler
Detaylar
  • KonumÇanakkale, Türkiye
  • Yıl2017
  • Haritada göster
Sosyal medya